Kadınlarda idrar kaçırma; öksürme, hapşırma, gülme, egzersiz yapma veya ağır kaldırma sırasında istemsiz idrar kaybıyla ortaya çıkabilir. Günlük yaşamı, sosyal ilişkileri ve özgüveni olumsuz etkileyebilen bu durumun tedavisi, idrar kaçırmanın türüne ve şiddetine göre planlanır.
Kadınlarda idrar kaçırma ameliyatı özellikle stres tipi idrar kaçırmanın tedavisinde değerlendirilir. Her idrar kaçırma problemi ameliyat gerektirmez. Öncelikle ayrıntılı bir ürolojik değerlendirme yapılarak şikâyetin nedeni belirlenmelidir.
Tedavi planının doğru yapılabilmesi için idrar kaçırmanın türü belirlenmelidir. Kadınlarda en sık karşılaşılan idrar kaçırma türleri şunlardır:
Ameliyat daha çok stres tipi idrar kaçırmada uygulanır. Sıkışma tipi idrar kaçırmada ise öncelikle yaşam tarzı düzenlemeleri, mesane eğitimi ve ilaç tedavileri değerlendirilir.
Mesaneyi ve idrar kanalını destekleyen kaslar ile bağ dokularının zayıflaması stres tipi idrar kaçırmanın temel nedenlerinden biridir. Risk oluşturabilecek faktörler arasında şunlar bulunur:
Bu faktörler mesane boynu ve idrar kanalının desteğini azaltarak karın içi basıncın yükseldiği durumlarda idrar kaçırılmasına neden olabilir.
Kadınlarda idrar kaçırma ameliyatı kararı kişiye özel olarak verilir. Ameliyat aşağıdaki durumlarda gündeme gelebilir:
Karışık tip idrar kaçırması bulunan kadınlarda baskın olan şikâyetin belirlenmesi önemlidir. Ameliyat stres tipi idrar kaçırmayı azaltabilir ancak sıkışma, sık idrara çıkma ve ani idrar yapma isteği gibi yakınmalar tamamen düzelmeyebilir.
Ameliyat öncesinde hastanın şikâyetleri, tıbbi geçmişi, kullandığı ilaçlar ve daha önce geçirdiği ameliyatlar değerlendirilir. Muayene ve tetkikler hastanın özelliklerine göre planlanır.
Değerlendirme sürecinde şu yöntemlerden yararlanılabilir:
Ürodinami testi her hastada zorunlu değildir. Tanının net olmadığı, karışık belirtilerin bulunduğu, işeme güçlüğü yaşandığı veya daha önce idrar kaçırma ameliyatı geçirildiği durumlarda istenebilir. Avrupa Üroloji Birliği kılavuzu, tedavi öncesinde idrar kaçırma türünün ve eşlik eden alt üriner sistem sorunlarının değerlendirilmesini önermektedir.
Uygulanacak ameliyatın türü; hastanın yaşı, genel sağlık durumu, idrar kaçırmanın derecesi, daha önce geçirdiği operasyonlar ve eşlik eden mesane sarkması gibi faktörlere göre belirlenir.
TOT, “transobturator tape” ifadesinin kısaltmasıdır. Bu yöntemde idrar kanalının orta bölümünün altına destek sağlayan ince bir bant yerleştirilir. Bant, karın içi basıncın arttığı anlarda idrar kanalının kapanmasına yardımcı olur.
İşlem genellikle vajinal yoldan gerçekleştirilir. Küçük kesiler kullanılması nedeniyle iyileşme süreci çoğu hastada hızlıdır.
TVT, “tension-free vaginal tape” olarak adlandırılan askı yöntemidir. İdrar kanalının orta kısmının altına yerleştirilen bant, retropubik bölgeden geçirilerek destek oluşturur.
TVT ve TOT yöntemlerinin geçiş güzergâhları birbirinden farklıdır. Hangi yöntemin daha uygun olduğuna hastanın anatomik özellikleri, muayene sonuçları ve cerrahın değerlendirmesi doğrultusunda karar verilir.
Mini sling yönteminde daha kısa bir askı materyali kullanılır. Daha sınırlı cerrahi geçişle uygulanabilen bu yöntem her hasta için uygun olmayabilir. Uzun dönem sonuçları ve hastaya özgü avantajları değerlendirilerek tercih edilmelidir.
Bu yöntemde hastanın kendi karın duvarından alınan bağ dokusu kullanılarak idrar kanalının altına askı oluşturulur. Sentetik materyal kullanmak istemeyen veya bazı özel klinik durumlara sahip hastalarda değerlendirilebilir.
Ameliyatın kapsamı sentetik bant uygulamalarına göre daha geniş olabilir. İyileşme süreci ve idrar yapma güçlüğü gibi olası riskler ameliyat öncesinde görüşülmelidir.
Burch kolposüspansiyonunda mesane boynu çevresindeki dokular dikişlerle desteklenir. Açık, laparoskopik veya robotik yöntemlerle uygulanabilir. Özellikle başka bir karın içi ameliyatın eş zamanlı yapılacağı bazı hastalarda tercih edilebilir.
İdrar kanalının çevresine dolgu maddesi enjekte edilerek kanalın kapanma direncinin artırılması amaçlanır. Cerrahi açıdan daha az girişimsel bir uygulamadır ancak etkisi zamanla azalabilir ve işlemin tekrarlanması gerekebilir.
Genel sağlık durumu kapsamlı ameliyatlara uygun olmayan veya daha az girişimsel bir seçenek isteyen kadınlarda değerlendirilebilir.
Ameliyatın uygulanış biçimi seçilen yönteme göre değişir. Askı ameliyatlarında vajina içinde küçük bir kesi açılarak idrar kanalının orta bölümünün altına destekleyici bant yerleştirilir. Bant idrar kanalını sıkıştıracak şekilde değil, ihtiyaç anında destek sağlayacak biçimde konumlandırılır.
Operasyon sırasında mesane ve idrar yollarının kontrol edilmesi amacıyla sistoskopi uygulanabilir. Anestezi türü hastanın sağlık durumuna ve ameliyat yöntemine göre belirlenir. İşlemin sonunda kısa süreli idrar sondası kullanılabilir.
Ameliyat süresi uygulanacak tekniğe ve eş zamanlı başka bir işlemin yapılıp yapılmadığına göre değişir. Askı ameliyatları çoğunlukla kısa sürede tamamlanabilir. Mesane, rahim veya vajinal duvar sarkmasına yönelik ek operasyonlar yapılacaksa ameliyat süresi uzayabilir.
Hastanede kalış süresi de kullanılan yönteme, ameliyat sonrası idrar yapma durumuna ve hastanın genel sağlık özelliklerine bağlıdır.
İdrar kaçırma ameliyatından sonra hafif kasık ağrısı, vajinal lekelenme ve idrar yaparken geçici hassasiyet görülebilir. Hastanın idrarını rahat yapıp yapamadığı kontrol edilir. Mesanede fazla miktarda idrar kalması halinde sonda bir süre daha tutulabilir.
İyileşme döneminde genellikle şunlara dikkat edilmesi önerilir:
Günlük yaşama ve işe dönüş süresi uygulanan ameliyatın kapsamına göre değişir. Dokuların tam olarak iyileşmesi daha uzun sürebileceğinden hekimin belirlediği kısıtlamalara uyulmalıdır.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi idrar kaçırma ameliyatlarında da bazı riskler bulunur. Olası komplikasyonlar şunlardır:
Sentetik askı uygulanacak hastalara materyalin kalıcı olduğu, uzun dönemde bazı komplikasyonların ortaya çıkabileceği ve nadiren ek cerrahi gerekebileceği anlatılmalıdır. Ameliyat seçeneklerinin yararları ve riskleri hasta ile ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir. NICE kadınlarda idrar kaçırma kılavuzu, cerrahi yöntem seçilirken mesh içeren ve içermeyen seçeneklerin özelliklerinin hasta ile birlikte değerlendirilmesini vurgular.
Ameliyatın ardından idrar kaçırma şikâyetinde belirgin düzelme sağlanabilir. Bununla birlikte hiçbir yöntem her hastada kalıcı başarı garantisi vermez. Yaşlanma, kilo artışı, kronik öksürük, yeni doğumlar ve pelvik dokularda zamanla meydana gelen değişiklikler şikâyetin tekrar ortaya çıkmasına neden olabilir.
Ameliyat sonrasında ideal kilonun korunması, kabızlığın önlenmesi, sigaranın bırakılması ve pelvik taban egzersizlerinin sürdürülmesi pelvik taban sağlığının korunmasına yardımcı olabilir.
Bazı kadınlarda idrar kaçırmaya mesane, rahim veya vajinal duvar sarkması eşlik edebilir. Bu durumda sarkmanın derecesi ve hastanın şikâyetleri değerlendirilerek iki soruna yönelik işlemler aynı ameliyatta uygulanabilir.
Ancak sarkma ameliyatıyla idrar kaçırma ameliyatının aynı seansta yapılması her hasta için gerekli değildir. Ameliyatların birlikte veya ayrı yapılmasına muayene ve tetkik sonuçlarına göre karar verilir.
Ameliyat sonrasında aşağıdaki durumlardan biri ortaya çıkarsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
Ameliyatın başarısı idrar kaçırmanın türüne, hastanın genel sağlık durumuna, uygulanan yönteme ve eşlik eden pelvik taban sorunlarına bağlıdır. Doğru hasta seçimi ve ameliyat öncesi ayrıntılı değerlendirme tedavi sonucunu etkileyen önemli unsurlardır.
Kadınlarda idrar kaçırma ameliyatı özellikle stres tipi idrar kaçırmada etkili bir tedavi seçeneği olabilir. Bununla birlikte uygulanacak yöntemin belirlenmesi için kadın ürolojisi alanında değerlendirme yapılmalı; ameliyatın beklenen faydaları, alternatifleri ve olası riskleri kişiye özel olarak ele alınmalıdır.